20

 1778 fotograftan yayınlamaktan vazgeçmeyi beceremediğim bir kaç tane daha;

Uğultu deliği. 
İlk kez duyuyorum.Taş Devrinden kalma gibi;  Kafanı içeri sokup  Bu da yoldan geçenlerin "kendi seslerinin titreşimini sırtlarında, karınlarında ve bacaklarında, ta ayak tabanlarına kadar" hissedene kadar mırıldanabilecekleri bir boşluk ortaya çıkarıyor. Talimata göre deliği denediğimde  hissetiklerim bunlardı
Talimat şöyle;
"Derin bir nefes alın ve mırıldanırken yavaşça verin. Ağzınız ve dudaklarınızı gevşekçe kapalı tutarak, farklı perdelerde, kendinize özgü tonunuzu bulana kadar mırıldanmanız en iyisidir.
Bu tonu daha güçlü bir rezonanstan ve kendi sesinizin titreşimini sırtınızda, karnınızda, bacaklarınızda ve hatta ayak tabanlarınızda hissederek tanıyacaksınız.
Her insanın "titreme" olarak bilinen kendine özgü bir organ titreşimi vardır. Mırıldanma, bu titremeyi büyük ölçüde uyarır.
Mırıldanma, muhtemelen erken tarihte dans etmekten, şarkı söylemekten, davul çalmaktan ve flüt çalmaktan bile daha fazla, tüm organizmanın canlandırıcı bir "uyumu" olarak uygulanıyordu.
Bunun ilk kanıtları Malta mağaralarındaki uğultu deliklerinde ve Güney Fransa'daki Orta Çağ katedrallerinde bulunabilir."



Bayreuth'taki Urwelt-Museum Oberfranken (Yukarı Frankonya Tarih Öncesi Müzesi), Bayreuth şehri tarafından işletilen bölgesel bir doğa tarihi müzesi ve Yukarı Frankonya'nın canlı (paleontoloji) ve cansız (jeoloji ve mineraloji) doğal dünyasının tarihine odaklanmakta.

Ve, bu yayının son sözü;
Yeryüzü ile ilgili sosyal medya ve veya yazılı/görüntülü haber kanalların da işitip gördüklerim doksana merdiven dayamış biri olarak beni sadece üzmekte ve hiddetlendirmektedir:

Hiddetin asıl nedeni tüm gençlik ve oldukça sonrasına ait yıllarım da bana, kültürüm, kültür yapım ve bu kültürün üzerinde yaşadığı topraklara ait  insan yapısı hakkında söylenmiş yalanlardır.

1960 lı yıllarda kültürüme ait, var olduğunu sandığım insan yapısı sonraki yıllar da vede şimdiler de görüyorum ki salt bir hjayal imiş. Bu da aslında "hiç bir zaman var olmadı" nın kanıtı!
Bu gerçeği kabul etmek uzun zaman aldı vede umudumu berhava edeli çok zaman oldu.

Artık "ne haliniz varsa..." durumuna geldiğim de birşeylerin beni iteklemesi gerektiğini fark ettim.

"durmayalım, düşeriz" !
Bir zamanlar yönettiğim bir şirketin giriş kapısında ve Atatürk'e atfen yazılı bu sözün Atatürk ile ilgisi olmadığı artık biliniyor ise de kavram yanlış değil. 
Düşmemek adına da yaptığım şey de işte bu ! 

Ben buna daha çok "Mastürbasyon" diyorum. Zira, defalarca yazdığım gibi bu yayınlar aslında salt kendimi tatmin adına üretilmiş yayınlar.

Birkaç tanıdığı yayınlarımdan haberdar ediyor isem de onların bundan mutlu oldukları konusunda da şüphelerim var.

Özellikle bu konu ile ilgili olarak, bu yayın sonrasını bekleyecek ve  reaksiyon olup olmaması durumuna göre güncelleme yapacağım.

Ben ?

Mastürbasyona'a devam .........
 
😘